28 Haziran 2009 Pazar

Kırmızlıklı Başlıklı Kız, kırmızı başlığını kaybetmiş olsa ya da Kurtla anlaşıp ninesini öldürüp ninesinin mirasına konsa...
Keloğlan, saçları olmadığından hayata küsse evden dışarı çıkmasa ya da saç ektirse keloğlan olmasa...
Pamuk Prenses ormanda tecavüze uğrasa ya da Yedi cüce izinsiz evlerine giren Pamuk Prensesi dövse...
Prens yolda gelirken başka bir ülkenin Prensesine aşık olsa Pamuk Prensesi hiç öpemese ya da Prens, Pamuk Prensesi öpünce yedi cüce namusumuz kirlendi deyip Prensi öldürse...
Pinokyonun ustasında yeşil sevgisi olsa ormanı kesmese, kukla yapmasa ya da Kukla yapmak yerine sandalye, masa yapıp satsa ...
Kül Kedisi saraydan kaçarken ayağından çıkan cam ayakkabı kırılsa ya da Kül Kedisinden önce cam ayakkabı başka bir kızın ayağına olsa...
Hansel ve Gretel salak olmasa ve ormandan evlerine dönebilse ya da Cadı, Hansel ve Gretel'i yese ....
Uyuyan güzel hiç uyanmasa ...
Çizmeli Kedinin çizmesi çalınsa ....
Çirkin ördek yavrusu kuğu olmadan önce intihar etse, hiç kuğu olamasa...
Sihirli fasulyeleri satan satıcı dolandırıcı olsa yıllar boyunca beklensede sihirli fasulyeler hiç uzamasa....
Rapunzel'in annesinin hiç canı marul istemese ya da prens kuleye tırmanırken Rapunzel'in saçları kopsa ...
Parmak çocuk boy kompleksine girse kendini vursa...
Bremen Mızıkaçıları hiç buluşamasa...
Düşündünüz mü hiç çocukluğumuz nasıl geçerdi....

Teşekkürler Grimm Kardeşler... Bütün masallarınız için teşekkürler...

Grimm Kardeşler; Jacop Grimm ( 1785 - 1863 ) ve Wilhelm Grimm( 1786 - 1859 ) iki Alman masal yazarıdır.

Grimm Kardeşler çeşitli mahalli lehçeleri incelemişler, daha sonra köy köy, kasaba kasaba dolaşarak, akşam sohbetlerinde yüzyıllardan beri anlatılagelen eski Alman şiirlerini, efsanelerini ve masallarını derleyip, edebi bir üslupla yeniden yazıp 1812'den sonra Çocuk ve Yuva Masalları (Kinder und Hausmarchen) adı altında yayımlamışlardır...


27 Haziran 2009 Cumartesi

''Büyüğünce ne olacaksın'' diye sordu şarkıcılıktan umdunu bulamayıp kadın programı sunmaya karar veren sunucu kadın.. Çocuk, çocukluğun yüzüne geçirdiği masumiyetle yutkunur gibi cevap verdi ''İnsan olacağım''... Sunduğu programa benzer programlara daha önce konuk olup konukluktan sunuculuğa terfi eden kadın şaşkın tekrarladı sorusunu ''Büyüğünce ne olacaksın ?'' .. Çocuk tüm içtenliğinle ve bir kerede nefessiz cevapladı soruyu '' Büyüğünce insan olacağım '' ... Sunucu kadın sunduğunu unutmuşcasına yutkundu başka bir soru aradı. Bulduğu kendince en mantıklı soruyu ekledi bunca sözün peşi sıra '' İnsan olup ne yapacaksın ? '' Çocuk gene bir şeyler söyledi...bir önceki cevapları kadar masum ve temiz lakin ben cevaba değilde soruya takıldım o sıra ''İnsan olup ne yapacak ki?'' hem ''İnsan ne yapar ki?''

24 Haziran 2009 Çarşamba

Sorgular bakışlarla karşısındaki insanları hafifce süzdükten sonra lafa başladı. '' Hayat, bazen istediğimiz şeyleri fakat çoğu zaman istemediğimiz şeyleri yaşamamız toplamıdır.'' dedi. Sonra peşi sıra örneklerle somutlandırdı dediklerini. örnekler bitince elini göğüs hizasına kadar kaldırarak orta sıralardan birini kaldırdı. '' Hayat sence nedir ? '' diye sordu. Önce düşündü kalkan genç sonra boş gözlerle etrafına bakındıktan sonra '' Hayat budur. '' dedi. arkalardan bir ses yükseldi ayağa kalkan gencin sözü biter bitmez '' Kısmen''. Çocuk homurdanarak oturdu. Üç beş sıra arkasında ki kız fırladı ayağa '' Hayat, satrançdır. Her hamleyi bir sonrasını düşünerek yapmalısın '' dedi. Söz biter bitmez gene yükseldi arkalardan meçhul ses '' Kısmen ''. Ayakta ki kız oturunca yanında bulunan çocuk ayağa fırladı. yanında ki kızın sözlerini tastik etme ve birşeyler eklemek maksadı ile o da konuştu hayat hakkında. Sözü bitince oturdu. Oturur oturmazda arkadan yükseldi ses '' Kısmen ''. Her kalkanın ardından hep aynı kelime söylenir oldu '' kısmen '' . Salona garip bir hava ve gerilim egemen olmaya başlamıştı. Konuşmacı ayağa kalkarak salonun arkalarına doğru baktı. '' Kalk bakalım bay kısmen sence hayat ne demektir ? '' dedi. üç beş dakika kadar kimse kalkmadı yerinden, sonra salonun arka sağ tarafında bulunan kirişin altında duvara yaslanmış vaziyette oturan genç kalktı ayağa ''Hocam'' dedi. '' Hayat tavla gibidir. hep aynı şekilde yani doğumla başlar. Sen doğar doğmaz bellidir ne olacağı aynı tavla gibi yani ya siyahsındır. ya beyaz ya iyisindir ya kötü. Hayat tavla gibidir Hocam. kimileri koşarak gider sona kimileri yavaş yavaş kimileri 6-6 atar yani kimileri 1-1... Hayat tavla gibidir Hocam. Amaç hep sona yok olmaktır. ve sona ulaşırken mars olmamaktır. Amaç ölüme yaklaşmaktır ve günaha yenilmeden bunu yapmaktır. Hayat tavla gibidir Hocam önceleri onlarca pulun varken amaç sıfıra ulaşmaktır. Yok olmaktır. Bilirim hocam yok oluş değil ölüm, bilakis yeni bir başlangıç ama sanmayın ki toplanan pullar yok olurlar siz sadece onları tavla içerisinde görmezsiniz onlar ordadırlar. Hayat tavla gibidir Hocam. pulun kırıldı mı sadece geriye düşersin ama oyun sonuna kadar sürer. Hayat tavla gibidir hocam hata yapsanda umutsuzluğa kapılmaya değmez oyun pullar toplanana kadar bitmez. Hayat tavla gibidir Hocam sizin dediğiniz gibi arasıra istediğinizi çoğu zaman istemediğinizi yaşarsınız. Siz zarı atar zar kadar oynarsınız. Hayat tavla gibidir Hocam. Hayat tavla gibidir. '' çocuk sözlerini bitirip oturacakken önlerden bir ses yükseldi. ''TAMAMEN''